Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Türkiye'nin haftalardır ana gündemini işgal eden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri bugün yapılıyor. Hem seçim düzleminde hem de seçimlerden bağımsız olarak, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdit ve riskler büyüyor. İç politikadan ekonomiye ve dış politikaya kadar Türkiye'deki siyasal saflaşma da işte bu gerçekler temelinde belirginleşiyor
Herkes İstanbul seçimlerine kilitlenmiş durumda ama Türkiye'nin iç ve dış sorunlarının giderek ağırlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Ekonomide devasa sorunlara karşı mevcut sistem içindeki çözümsüzlük, zorunlu adımların atılmasını dayatıyor. Dış politika ve iç politikadaki gelişmeler üst üste binmiş durumda. PKK ve FETÖ ile mücadele, aslında onların iplerini elinde tutan ABD ile mücadele. Bu konuda atılan adımların hepsinde karşımıza ABD çıkıyor. Bu nedenle Suriye, Irak, İran ile ilişkiler aynı zamanda bir iç politika konusu. Rusya ve Çin ile ilişkiler, S-400 alımı, İran'a yönelik ABD saldırganlığı gibi konularda içerideki siyasi partiler düzlemindeki saflaşma önümüzdeki dönemde iktidar mevzilenmesi açısından tayin edici önemde. ABD'den başlayarak Türkiye'deki enstrümanları PKK ve FETÖ'nün merkezinde yer aldığı CHP ve İyi Parti yönetimleri ile Abdullah Gül/Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu'nun, FETÖ'nün de yer aldığı bir cephe ile Türkiye mevzisindekiler arasında bir saflaşma söz konusu. Vatan Partisi’nin merkezinde yer aldığı Türkiye cephesinde de Ak Parti Hükümeti ve MHP ile Türk milletinin büyük çoğunluğu yer alıyor.

Saflaşma bütün önemli konularda aynı düzende oluşuyor. Gerek iç gerekse dış sorunlarda, Türkiye gemisindekilerle ABD gemisindekiler hiç değişmiyor.
Son örnek Abdullah Öcalan'ın cezaevinden yazdığı mektup konusunda yaşandı. ABD'yle mücadele mevzisinde yer alan Ak Parti, MHP ve Vatan Partisi mektubu, ABD piyonu PKK'yı zayıflatan bir girişim olarak değerlendirdiler. CHP ve İyi Parti ise mektuba ağır bir dille karşı çıktı, "seçim oyunu" olarak değerlendirdi. En çok rahatsız olanlar da PKK/HDP ve FETÖ güçleri oldu.
Gelelim ülkemizin önündeki büyük sorunlar ve kimin ne dediğine...
PKK VE TERÖRLE MÜCADELE
Ak Parti Hükümeti, 2014 sonrasında, önceki dönemden farklı politikalara yöneldi. 24 Temmuz 2015'te başlayan teröre karşı topyekûn mücadele sayesinde PKK Güneydoğu’da hendeklere gömüldü. Sınır ötesinde halen devam eden Pençe harekâtıyla Kandil köşeye sıkıştırıldı.
MHP, PKK’ya karşı mücadelede devlet güçlerine destek verdi. PKK’nın arkasında Washington'un olduğunu saptayan MHP, okun sivri ucunu da ABD’ye yöneltmek gerektiğini savunuyor.
Vatan Partisi, 24 Temmuz 2015'te başlayan sınır ötesi operasyonları ve arkasından başlayan hendek operasyonlarını “vatan savaşı” olarak tanımladı. Türk Ordusu ve Türk polisinin sonuna kadar yanında olduğunu açıkladı.
CHP, hendek operasyonlarına, HDP'li belediye yöneticilerinin terörle bağı nedeniyle görevden alınmalarına karşı çıktı.
PKK/HDP'li belediyelerin iş makinalarıyla hendekler kazıldı. Operasyonlara karşı canlı kalkan eylemleri düzenledi. Terörist cenazelerinde milletvekilleri boy gösterdi.
İyi Parti: Meral Akşener, HDP'yi ve genel başkanı Selahattin Demirtaş'ı meşrulaştıran eylemler içine girdi. Akşener, HDP'yi “Kürt siyasal hareketinin partisi” diye tanımladı.

DOĞU AKDENİZ
Ak Parti Hükümeti, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hükümranlık haklarına sahip çıkan sondaj faaliyetlerine başladı. Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin kararlılığını gösteren tatbikatlar ardı ardına düzenlendi.
MHP lideri Bahçeli, “Kıbrıs Türklerini yok saymak, tarihsel haklarını gaspa teşebbüs ve tevessül etmek uluslararası hukuku çiğnemek, Türkiye'ye meydan okumaktır. Ülkemiz bu barbarca ve barış karşıtı hamleleri göğüsleyecek güç ve yeterliliktedir. Kıbrıs Türklüğü yalnız değildir, Doğu Akdeniz asla peşkeş çekilmeyecektir" dedi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Türkiye, Amerika’nın dayattığı ekonomi yüzünden borç batağında ve yine Türkiye’yi bölme tehdidi ABD ve İsrail’den geliyor. Bu tehdit şimdi Doğu Akdeniz’de yoğunlaşıyor. Bu nedenlerle Türkiye’nin önündeki süreçte Amerika’ya direnmesi bir mecburiyet" dedi.
CHP ise Doğu Akdeniz'de İsrail'le işbirliği önerdi. Mavi Vatan tatbikatı sırasında CHP'den, “Yunanistan ile aramızı neden bozuyoruz, sondaj faaliyetiyle paramız neden boşa harcıyoruz” sesleri yükseldi.
HDP, Türkiye ile Yunanistan barışından, Kıbrıs’ta Türkiye’nin hükümranlık haklarına ve Türk toplumunun haklarına karşı, ABD ve AB çözümünün uygulanmasından yana. Sezai Temelli, “Doğu Akdeniz'deki enerji meselesini ve tüm yaşananları üst üste koyduğunuzda Türkiye'nin etrafında inanılmaz bir gerilim alanının oluştuğu ortaya çıkıyor. Tüm bu gerilim siyasetini bizzat Türkiye'deki iktidar besliyor. Bu gerilim üzerinden hareket ediyor" dedi.

FETÖ’YE KARŞI TUTUM
CHP, HDP ve İyi Parti 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ’ye karşı yürütülen mücadeleye her aşamada karşı çıktı. “Kontrollü darbe”, “on binlerce insan tutuklu, cezaevleri sorgusuz sualsiz dolduruldu” denilerek Avrupa ve ABD’ye dilekçeler yollandı. CHP ve HDP kol kola FETÖ ile mücadeleye karşı Adalet yürüyüşü düzenledi. İyi Parti’den bazı yöneticiler de destek verdi.
SURİYE VE IRAK’IN KUZEYİ
TSK, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla ABD’nin PKK aracılığıyla kurmaya çalıştığı terör koridorunu bozarken, CHP, HDP ve İyi Parti bu harekâtlara karşı çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener, harekâtların başlamasına günler kala "Önce tosuncuklarını gönder" tweet'leri attılar. Türkiye’nin Astana süreciyle Rusya ve İran ile Suriye’nin toprak bütünlüğünü gerçekleştirmek için yürüttüğü politikaya karşı çıktılar. Suriye’nin kuzeyindeki terör varlığını sona erdirme girişimlerini Erdoğan’ın iktidarda kalma planının bir parçası diye karaladılar.
EKONOMİ
Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizinin içinde. Krize çözüm olacak tek programı Vatan Partisi öneriyor. Diğer partilerin tamamı neoliberal piyasa ekonomisi içinde kalıyor. Borçlanma ekonomisini dışına çıktıklarına dair önemli bir işaret henüz gözükmüyor. Vatan Partisi, Üretim Devrimi adını verdiği kamucu-halkçı programı yıllardır ısrarla savunuyor. Türkiye'nin borç batağından çıkmak ve çözüme ulaşmak için buraya gelmesi kaçınılmaz görünüyor.

ÇİN İLE İLİŞKİLER
ABD’nin ekonomik savaşına karşı Türkiye’nin Çin ile ilişkiler geliştirmesine karşı harekete geçen CHP, HDP ve İyi Parti, CIA’nın desteklediği Uygur ayrılıkçılarına kucak açtı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Çin ziyaretinin hemen öncesinde "Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yönelik baskıcı uygulamalarının incelenmesi' amacıyla İYİ Parti'nin meclis araştırması açılması için verdiği önerge Ak Parti'nin ret, MHP'nin çekimser oylarıyla reddedildi. Araştırma önergesinin kabulü için İyi Parti, CHP ve HDP lehte oy kullandı.

S-400
CHP yöneticileri, ABD ile Türkiye arasında en önemli güncel tartışma konusu olan Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımına karşı çıktılar. Türkiye ile ABD’nin S-400 yüzünden karşı karşıya gelmemesi gerektiğini savunan CHP yöneticileri gibi HDP ve İyi Parti yönetimleri de ABD’nin yanında saf tuttu. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener S-400'lerin "sarayı korumak için" alındığını iddia etti. HDP Genel Başkanı Sezai Temelli, S-400’lerle ilgili “bu iktidar Türkiye gündemine sürekli silahlanmayı sokuyor ve kamu kaynaklarını harcıyor. İşte önümüzde S-400 var. Ne işe yarayacağı belli değil. Türkiye'yi bu gerilim hattına mahkûm ederek silahlanmalarla çözümsüzlükten beslenmeye devam etmek istiyor” diye konuştu.